Alışveriş Sepetinden Ayrılan Müşteriler ile ilgili 4 ipucu

What-is-SEO-post

Eğer işinizdeki başarı oranı %1den az ise depresyona girmeniz çok normal. Bu durumun sebeplerinden biri alışveriş sepetinize doğru araçları eklememiş olmanız olabilir. Alışveriş döngüsü içerisinde müşterilerinizin ödeme noktasına kadar gelip ödemeyi yapmadan sayfadan ayrılması oldukça moral bozucu olabilir.

Şunları gözden kaçırmayın:

Sitenizi ilk kez ziyaret eden müşterilerin %99u hiç alışveriş yapmadan siteden ayrılacaktır.

Ancak bu müşterilerin %75i alışveriş yapmak niyeti ile siteyi ziyaret eder. Ne yazıkki firmaların %81i bu müşterilerin bir zaman kaybı olduğu kanısındadır. Oysa ki bu müşteriler ile kuracağınız etkili iletişim kanalları satışlarınızın artmasına yardımcı olacaktır.

Değişik endüstri alanlarında rakamlar değişiklik göstermekle birlikte müşterilerin ortalama %73.9u alışverişi tamamlamadan alışveriş sepetinden ayrılmaktadır. Sebepler ise değişiklik göstermektedir; seyahat firmaları yüksek maliyetli satışlar nedeniyle alışveriş tamamlanmadan alışveriş sepetinden ayrılmada en yüksek orana sahiptir. Bu müşteriler bazen siteyi ilk kez ziyaret eden bazen de daha önceden alışveriş yapmış müşteriler olabilir bu iki gruba aynı muameleyi yapmak doğru değildir. 

İşte size alışverişini tamamlamadan ayrılan müşterileriniz için bir kaç ipucu: Bir E-posta Tablosu Düzenleyin

Yapılan son araştırmalara göre alışveriş sepetinden Ayrılan müşterilerin %72si 24 saat içerisinde geri dönüş yaparak alışverişi tamamlamaktadır. E-posta pazarlama bölümünüzün bu istatistikleri tutuyor olması önemlidir. Aynı araştırma göstermiştir ki alışveriş sepetinden ayrılanların %95i 2 hafta içerisinde geri dönüş yaparak alışverişi tamamlamaktadır. Yapmanız gereken tek şey alışveriş sepetinden ayrılan müşterilerinize bir hatırlatma e-postası göndermek.

Yapılan bu araştırma göstermiştir ki en iyi 500 e-ticaret firması müşterilerine alışveriş sepetinden ayrıldıktan sonraki 1 saat içerisinde hatırlatma e-postası göndermektedir. Bu firmalardan gelen istatistiki bilgiye göre alışveriş sepetinden ayrılan müşterilerin %50si alışverişi ilk 1 saat içerisinde tamamlamaktadır. Zamanlama çok önemli! 

Müşteri istatistiki bilgilerinizden faydalanarak müşterilerinize alışveriş sepetinden ayrıldıkları ilk 1 saat, ilk 24 saat ya da ilk 2 hafta içerisinde hatırlatma e-postası gönderin. Bu zaman dilimi içerisinde geri dönüş yapmak isteyen ancak alışveriş sepetinde ürünü bulamayan müşterilerinize çok iyi bir fırsat sunmuş olacaksınız. Bunun yanı sıra 6 hafta ve 2 ay sonra tekrar hatırlatma e-postası yollamak da uygun olabilir. Bu süreyi satış istatistiki bilgilerinize bağlı olarak uzatmak da söz konusu olabilir. 


Alışveriş Sepetinde Kalan Ürünlerin Fotoğraflarını E-postanıza Ekleyin. 
Örneğin, bir kişi kışlık bir ceket baktı ve alışverişi tamamlamadan alışveriş sepetinden ayrıldı, e-postanızda ceketin bir fotoğrafını mutlaka bulundurun çünkü yüksek ihtimalle bu kişi ceketin dizaynını hatırlamayacaktır. Belki bu kişi bir çok siteyi ziyaret etti ve sonunda yorulup vazgeçti ve beğendiği ürünler alışveriş sepetinizde öylece bekliyor. Aslında müşteri görüşlerinin %74üne göre pazarlama içeriği müşterinin ilgi alanının dışında olduğu zaman müşterilerin sıkıldığı ortaya konmuştur. 

Oysaki müşterilerinizin ilgilendiği ve almayı düşündüğü ürünün fotoğrafının pazarlama içeriğinde gözükmesi müşterilerinizin alışverişi tamamlamasına yol açmaktadır. Hatta ilgili ürünün yanı sıra bu ürünle ilgili müşteri görüşleri, benzer ürünler, birlikte kullanılabilecek diğer ürün ve aksesuarların da fotoğraflarını pazarlama içeriğinize dahil edebilirsiniz. Yarım bırakılan alışveriş sepetine geri dönüş için bir bağlantı eklemeyi unutmayın ki müşterileriniz ürünü araştırıp bulmak için zaman kaybetmesinler. Bu e postalar garip gözükse de müşterilerinizin ihtiyaçlarına uyum sağlayacaktır. 

Ufak Bir İndirim Yapın! 
Tabiki alışveriş sepetinden ayrılan her müşteriniz için bir indirim yapma alışkanlığı edinmeyin. Ancak uzun süreli sağdık müşterileriniz ya da geri dönüş e-postasına cevaben alışverişi tamamlamak üzere olan müşterilerinize ufak bir indirim yapabilirsiniz. Özellikle daha önce alışveriş yapmış olan müşterileriniz %10luk bir indirimi çok cazip bulacaktır. 

Müşterilerinize sunacağınız teklifler sadece indirimle sınırlı olmasın. Örneğin, müşterilerinize alışverişi tamamlamaları halinde özel klüp üyelik hakkı, extra kart puanı, benzer ya da yan ürünlerde indirim kuponu gibi teklifler sunabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken nokta müşterilerinizi indirimlere boğarak onlarda indirim alışkanlığı oluşturmamak, fırsat önerilerinizi farklı müşterileriniz için farklı zamanlarda, farklı tarz fırsatlar şeklinde tasarlayın. 

Güven Verin! 
Kişiler internet ortamında alışveriş yaparken kendilerini güvende hissetmek ister. Memnuniyet garantisi sözünüz, ürün değişim şart ve koşullarınız kolaylıkla görünebilecek, ulaşılabilecek bir yerde olsun. Telefon numaralarınızı ve e-posta adreslerinizi mutlaka ön plana çıkarın ki alışveriş öncesi ve sonrası sizle kolayca iletişime geçebilsinler.

Bunlar uygulayabileceğiniz stratejilerden sadece bazıları, eğer farklı yöntemler kullanarak başarılı olduysanız bunları bizimle paylaşmanızdan son derece memnun oluruz. 

Geride Kalmayın!
Yapılan son araştırmaya göre e-ticaret firmalarının %25inden de azı bu alışveriş sepetinden ayrılan müşterilerine hatırlatma e-postası yollama ile ilgili çok sınırlı ölçüde yatırım yapmaktadır. Hatırlatma e-postalarının önemi her geçen gün daha da netlik kazanmasına rağmen %75lik bir grup halen bu alandaki yatırımlarını sınırlandırmaktadır. 

Açıklıkla belirtmek gerekirse hatırlatma postaları firmamız tarafından sadece önerilen değil aynı zamanda da geliştirilen bir konuma sahiptir ve karlılığı yapılan araştırmalar ile kanıtlanmıştır. Tüketicilerin her geçen gün bilinçlenip firmalardan beklentilerini arttırdıkları bu sanal pazar ortamında yeni stratejilere ayak uyduramayan firmalar her geçen gün daha büyük bir hızla pazar payını kaybetmeye maalesef mahkum kalacaktır.

Müşterilerinize Bireyselleştirilmiş Pazarlama Yapmanın 4 Yolu

What-is-SEO-post

Ticari içerikli kaç eposta aldınız bugün ? Ve bunların kaç tanesini okudunuz? İki seçenek var ilki direk çöp kutusuna diğeri ise eğer eposta sizinle ilgili bir içeriğe sahipse okunma şansı. 

Her gün 100lerce eposta alıyorum bunlar işimle ilgili olabiliyor, ailem ya da sevdiklerimden gelebiliyor ya da diyet hapları, botox uygulaması ya da üniversite bursları ile ilgili olabiliyor. Ne Botox yaptıracak kadar yaşlı ne de üniversite okuyacak kadar gencim. Hatta bazen yıllardır alışveriş yaptığım firmalar bana öyle benim ilgi alanlarımla alakasız içerikli E-postalar yolluyor ki daha önce o firmadan hiç mi hiç almadığım ürünler ile ilgili epostalar alıyorum. Heralde ben kendim dijital pazarlama sektöründe olduğum içindir bu e-postaları okursam bunun tek nedeni bu markalarla iletişime geçmek istememdir. Ancak yoğun çalışan bir adam ve baba olduğum için bu e-postaların yalnızca küçük bir bölümü çöp kutumu görmeyecektir. 

Sizin müşterileriniz de aynı şeyleri düşünür, alakasız e-postalarınızı alır (ve siler). Bir kişi firmalardan ayda ortalama 416 tane eposta alır ve Silverpop'un yaptığı ' Arkadaş firmalardan biri misiniz?' adlı araştırmaya göre bu e-postaların ortalama 4,5 firmaya ait olanı okunmaktadır. 

Bu 4,5 firma arasına girmenin temel şartı güven vermek ve müşterilerinizin ilgi alanlarına odaklı olmaktır. Hatta katılımcıların 4'te 3'ü epostanın başlangıcının onlara yönelik hazırlanması durumunda alışveriş dahi yapabileceklerini belirtmişlerdir. 

Peki müşterilerinize bekledikleri onlara özel tasarlanmış alışveriş deneyimini nasıl yaşatacaksınız? İşte 4 farklı çözüm önerisi:

1. İhtiyaca Uygun Düzenlenmiş Başlıklar

İnsanların %40'ı konu başlığı ilgilerini çekmeyen epostaları okumuyor. Kişilerin dikkatini çekebilmek için eposta adreslerini bilmek yetmiyor,  epostanızın başlığında müşterilerinize onların kim olduğunu bildiğinizi ya da onların ne istediğini bildiğinizi göstermelisiniz. Bu bilgileri ya üyelik programındaki bilgilerine, ya coğrafi konumlarına, ya alışverişsel davranış bilgisi istatistiklerine ya da alışveriş grafiklerine bakarak çıkarabilirsiniz. 

Başlıkları nasıl düzenleyebileceğiniz ile ilgili daha detaylı bilgi almak için Silverpop'un '20 ways to Personalise Content and Enhance the Customer Experience' adlı yazısını indirebilirsiniz. 

2. Daha da İlgili İçerik Yaratmak İçin Müşterilerinizin Alışveriş Davranışları Bilgisini Kullanın

Müşterilerinizi ne kadar iyi tanırsanız onlarla ilgili içeriği o kadar iyi bir şekilde yaratırsınız. İşte bu nedenledir ki otomatik market analiz sistemi kullanıcı davranış biçimlerini belirlemek için gereklidir. Websitenizdeki hangi ürünler izleniyor? Hangi ürünler alışveriş sepetinde satın alınmadan bekliyor? Bir önceki eposta kampanyasında hangi linklere tıkladılar? Cep telefonu uygulamalarını nasıl kullanıyorlar? 

Bütün bu bilgiler size müşterilerinizin kim olduğu, ne almak istediği ve firmanız ile nasıl iletişime geçmek istediği bilgisini verecektir. Bu bilgilerle içerik ve fırsat tekliflerinizi kişiye özgü kılabilirsiniz.

Orange County firması tarafından yapılan bir eposta kampanyasında müşterilerin davranış bilgileri kullanıldı ve kampanya %20'lik barajı aşarak MarketingSherpa'nın Gümüş Eposta Ödülüne layık bulundu. ( Orange County Register örnek çalışması raporunu okuyabilirsiniz.)

3. Doğru Zamanlama

Her müşterinin farklı bir eposta kontrol etme yöntem ve alışkanlığı vardır. Bu yöntem ve alışkanlıkları otomatik bir pazarlama analizi sistemi ile inceleyebilir ve elde ettiğiniz berilere göre kişilere algılamaya en açık oldukları zaman zarfında eposta yollayabilirsiniz 

ABD'den Girl Scouts sunucunun aşırı yüklenmesi problemini çözmeye çalışırken doğru zamanda eposta göndermenin değerini anladılar. Kendi bindikleri dalı kesen bir sistem ile karşı karşıyaydılar: organizasyon müşterilerine her hafta promosyon epostaları yolluyor ancak epostaları alan herkes aynı anda indirimli ürünleri görmek için web sitesini kullanınca site çöküyordu. Bu sorunu çözmek için her müşteri için en uygun olacak zaman dilimi belirlenip herkese buna uygun olarak promosyon epostaları gönderilmeye başladı. Bu sadece sitenin çökme sorununu ortadan kaldırmadı görüntülenme oranını %10, alışveriş oranını ise %12 arttırdı. 

4. Teorilerinizi Deneyin

Diğer bir etkili yöntem de müşterileriniz üzerinde farklı yöntemleri deneyip test etmektir. Bu yöntemlerden bazıları: A/B testi, farklı konu başlıkları, içerik ve görsel kullanmak olabilir ve gerçek verilere dayalı en etkili yöntemi her bir müşteri için ayrı ayrı tespit etme fırsatı yakalamış olursunuz.

Sonuçlar şaşırtıcı olabilir, örneğin Peter Glenn Ski & Sport firmasının tahminine göre indirimdeki ürünleri sergilemenin satışları pozitif etkileyeceğini düşünmüşlerdi oysa ki yapılan A/B testi ortaya çıkardı ki yaşam tarzı imajını kullanmak %63 oranında tıklanmaları arttırmıştı. ( Peter Glenn'in örnek çalışmasını okuyabilirsiniz.)

Kişiselleştirmiş pazarlama konusunda daha detaylı bilgi almak için Silverpop'un 'Delivering the Perfect Message by Listening to Your Customers ' klibini izleyebilirsiniz.